4 /دی/ 1372
Kitap Haftası Münasebetiyle Mesaj
Not: Bu metin GPT-4o-mini ile otomatik olarak çevrilmiştir ve hatalar içerebilir. Orijinal Farsça metni ve kaynak bağlantısını aşağıda bulabilirsiniz. Daha güçlü modeller ile daha fazla dile çeviri yapmamıza destek olabilirsiniz.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ülkemizde kitap haftasının düzenlenmesi ve bunun Kültür ve İslami İrşat Bakanlığı tarafından ilan edilmesi benim için bir müjde ve umut kaynağıdır. Bugün, halkımızın yeteneklerini güçlendirecek ve genel bilincin yayılmasına katkıda bulunacak her türlü girişim büyük bir hayırdır. Kitap, bilgi ve ilim dünyasına açılan bir kapıdır ve iyi bir kitap, insanın olgunlaşması için en iyi araçlardan biridir. İnsanlığın tüm başarıları, dünya tarihinin her döneminde, yazıya dökülebilen her şey, insanların ürettiği ve üreteceği yazılar arasındadır. Bu eşsiz koleksiyonda, ilahi eğitimler ve peygamberlerin insanlığa öğrettiği dersler ile insanın mutluluğu için gerekli olan bilgi ve anlayışlar yer almaktadır. Bu güzel ve hayat verici dünya olan kitap dünyasıyla bağlantısı olmayan biri, şüphesiz ki insanlığın en önemli kazanımlarından ve en değerli ilahi ve insani bilgilerden mahrum kalmaktadır. Bir millet için, bireylerinin kitapla ilgisi olmaması büyük bir kayıptır; bir birey içinse, kitapla haşir neşir olmak ve sürekli yeni şeyler öğrenmek büyük bir başarıdır. Bu bakış açısıyla, Allah'ın Resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) ilk hitabının 'Oku!' olduğunu anlamak mümkündür. Ve o yüce elçiye inen ilk surede kalemin yüceltilerek anıldığı belirtilmiştir: 'Oku! Ve Rabbin en keremlidir; kalemle öğreten O'dur.' Acı bir şekilde itiraf etmeliyiz ki, kültür ve kitap ile bilgi alanında tarih boyunca İslam'ın doğuşundan sonra birer meşale olan milletimizde, kitap okuma alışkanlığı ve ruhu, beklenenin çok altında kalmıştır. Bu olgu, ülkemizdeki diğer birçok olumsuz durum gibi, son iki yüz yılda bu ülkeyi yöneten zalim, yozlaşmış, kültürsüz ve cehalet içinde olan yöneticilerin bir sonucudur. Diğer bazı milletler bilgi ve araştırmaya yönelirken, kadim ve yetenekli milletimiz, o kötü, bencil, zorba ve yeteneksiz insanların egemenliği altında bilgi ve anlayıştan uzak kalmıştır. Son dönemlerde, Pahlavi'nin kuklası ve yozlaşmış hükümeti, her şeyi bu milletin düşmanlarının ve yabancıların istekleri doğrultusunda yaparken, kitap ve kitap okuma konusunda hiçbir çaba gösterilmemiş, aksine gençler arasında cinsel arzuları körükleyerek sağlıksız eğlenceler yaratılmış ve bu acil ve zorunlu ihtiyaç, halkın gözünden uzaklaştırılmıştır. En iyi dönemlerden birinde, dünya koşullarının İran milletinin kötü durumunda köklü değişiklikler yaratabileceği bir zamanda, mazlum milletimiz bu fırsattan mahrum bırakılmıştır. O dönemdeki raporlara göre, Tahran ve diğer bazı şehirlerde, meyhanelerin sayısı, kütüphaneler ve kitapçılardan daha fazla ya da birkaç katıydı. Şimdi İran milleti, gerilikleri telafi etmelidir. Şimdi, din ve bilimin İran üzerindeki eşsiz bir yönetim fırsatı doğmuştur ve bu fırsattan, bu ülkenin düşünce ve kültürünü yüceltmek için yararlanılmalıdır. Bugün kitap okuma ve ilim öğrenme sadece bir milli görev değil, aynı zamanda bir dini vecibedir. En çok gençler ve çocuklar, bu konuda bir sorumluluk hissetmelidir. Kitapla olan ilişki yaygınlaştığında, kitap okuma bir yük değil, tatlı bir iş, kaçınılmaz bir ihtiyaç ve kişiliği süslemek için bir araç olarak algılanacaktır. Sadece gençler değil, tüm nesiller ve kesimler, bu konuda gönüllü ve hevesli bir şekilde yönelirler. Bu altın paranın diğer yüzü de dikkate alınmalıdır: Yazarlar, çevirmenler ve kitap sağlayıcıları, değerli bir iş yapmanın yanı sıra büyük bir ödül ve ağır bir sorumluluk taşımaktadırlar. Kitap okuyan bir toplumda, kitabı üreten ve sunan kişi saygı görmelidir ve o da işini, etkisi ve önemi göz önünde bulundurarak yapmalıdır. Düşünce ve ruhun gıdası, sağlıklı ve besleyici bir şekilde sunulmalıdır; aksi takdirde, sağlıksız veya değersiz gıda sunan birine göre daha büyük bir hata veya suç işlenmiş olur. Umuyorum ki, değerli yetkililer, Kültür Bakanlığı ve kitap ve kitap okuma konusunda çalışan diğer sorumlular, bu hafta ile birlikte yeni bir gün, yeni bir iş ve bu önemli ve hayati konuda yeni bir umut yaratırlar ve biz de yakın bir gelecekte bunların işaretlerini önümüzde görebiliriz. Allah'tan yardım ve başarı, Hazret-i Velayet-i Asr'ın (ruhu feda olsun) dikkatiyle sizlerin üzerine olsun.
Dördüncü Dey (Tahran) 1372
11. Recep 1414
Seyyid Ali Hamaney